Moda Diyo

Stresten uzak durup birbirine destek olan çiftler kısırlığı yenebilir

Stresten uzak durup birbirine destek olan çiftler kısırlığı yenebilir

Sağlık Durumu problemi olmadığı halde 100 çiftten 20 ’si gebelik elde edemiyor. Adet günü hesabı, ilişki zamanlaması, yumurtlama takibi ve adet gecikmesi beklentisi içinde olan kadınlar stresle fazla daha artı karşı karşıya kalıyor. Eşinden yeteri kadar yardım görmeyen kadınların gebelik şansı düştükçe, gerginlik de katlanarak çoğalıyor. Hâlbuki çiftler, stresten uzak durup birbirlerine takviye olursa bebek olma ihtimali artıyor.

Çocuk sahibi olma ricası ile doktora başvuran çiftlerin yarıdan fazlası açıklanamayan kısırlığa (infertilite) sahiptir. Anne adayının yumurtalıklarının düzenli çalıştığı, tüplerin açık, rahmin dinç ve baba adayının sperm değerleri normal olduğu durumlarda korunmasız geçen bir yıl sonunda gebelik elde edilememesi; açıklanamayan kısırlık olarak değerlendirilir. Güncel teknolojiler ile tanı edemediğimiz açıklanamayan kısırlık yaşayan çiftlerin önemli bir kısmı, hiçbir yardım almadan kendiliğinden hamilelik elde edebilmektedir. Bu çiftler için daha önceki başarısızlıkları ve süre içinde elde edilen gebeliği izah etmek mümkün değildir.

GEBELIK ŞANSI YÜZDE 5 ’E DÜŞER

Sağlık Durumu problemi olmayan 100 çiftten 20 ’si bilinmeyen sebeplerle gebe kalamamaktadır. Üreme sisteminde bir can sıkıntısı var ise hamilelik engellenmektedir. Problemsiz çiftlerin her ay yüzde 15-20 civarında olan hamilelik şansı açıklanamayan kısırlık gruplarında yüzde 3-5 ’ler seviyesine inmektedir. Yani bu çiftlerde de hâlâ spontan gebelik ihtimali devam etmektedir. Açıklanamayan kısırlıkta; üreme sisteminde geçici ya da kalıcı, kolay veya karışık bir problem olduğu kabul edilir. Bazen öbür basamaklarda ve mekanizmalarda fazla sayıda problem olabilir.

ÇİFTLER PANİĞE KAPILMAMALI

Hamile kalma süresinin uzaması, çiftler için gerginlik kaynağı olabilir. Erkekler genelde sorunları red etme veya eşine yansıtma yollarını kullanarak stresle baş ederler. Ayrıca problemin önemsiz olduğuna inanırlar. Kadınlar ise; adet günü hesabı, ilişki zamanlaması, yumurtlama takibi ve adet gecikmesi beklentisi içinde oldukları için fazla daha pozitif stresle baş ederler. Her ay adet kanamasını beklemek şiddet bir durumdur. Eşinden yeteri dek destek görmeyen kadınların gebelik şansı düşük ise stres katlanarak artmaktadır.

Bazı toplumlarda çocuk sahibi olamamak mutlak kadına ait bir problem gibi görülmektedir. Bu faktörler, hamilelik elde etme şansını gitgide azaltır. Çoğunlukla uzun süre açıklanamayan kısırlık nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftler; tedavi sonrasında hamilelik elde ettikten ve doğum olduktan daha sonra spontan gebelikler başlayabilmektedir. Bu durum da stresin etkisini ortaya koymaktadır. Açıklanamayan kısırlıkta çiftlerin paniğe kapılmaması gerekiyor çünkü bu durumdaki çiftlerin gebelik şansları azalsa da hiçbir süre sıfır değildir. Çare sürecinde bazı çiftler, kendiliğinden hamilelik elde edebilir. Bu çiftlere; kendiliğinden hamilelik için adet günleri ve şanslarının yüksek olduğu dönemler anlatılmalı veya kolay yumurta geliştirme ve takibi yapılarak zamanlı ilişki önerilmelidir.

IZDIVAÇ KÖTÜ ETKİLENEBİLİR

BU VESILEYLE ilişkinin zamanlı olması ve bir tayin algısı yaratması, bir zorunluluk haline dönüşmesine yol açabilir. Bu da ilişkiyi kötü yönde etkileyip evlilik problemlerine neden olabilir. Bir sene zaman ile hamilelik elde edemeyen bir çift için zorunlu tetkikler yapılıp açıklanamayan kısırlıkta teşhisi konduktan daha sonra olası tedavilere yönlendirilmelidir.

TEDAVİDE KISIRLIK SÜRESİ VE YAŞ ÖNEMLI

Kısırlık süresi dört yıldan az, anne adayının yaşı da 35 ’in altında ise seçim aşılama tedavisi olmalıdır. Anne yaşı 35 ’in üzerinde ise yeniden aşılama yapılabilir fakat aşılamaların sayısı artırılmadan tüp bebek tedavisine geçilmelidir. Tüp bebek, çiftler için defalarca elde edilebilir bir tedavi yöntemidir. Ancak ilk önce kolay tedaviler denenmeli. Bu yöntemlerle başarıya ulaşamayan çiftlere, daha sonra tüp bebek tedavisi uygulanmalı.” Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Bayan Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir; “Kısırlık süresi dört yıldan uzun ve anne adayının yaşı 40 ve üstünde ise direkt tüp bebek tedavisi yöntemi denenmeli” diyerek aileleri vakit kaybetmemeleri konusunda da uyarıyor. Doktor, çift ile alternatifleri tartışarak çare programı yapmalı ve başarısızlık söz konusu olduğunda bir araya gelerek her tarafta değer biçme yapılmalıdır.

AŞILAMA TEDAVİSİ

Aşılama tedavisinde spermin içten zamanda yumurta ile bir araya gelmesi sağlanmaktadır. Yumurta geliştirici ilaçlar ilaç veya iğneler yolu ile bir veya iki tane yumurtanın gelişmesi sağlanır. Yumurta belirli bir çapa ulaştığında çatlatma iğneleri yardımıyla yumurtlama gerçekleştirilir. Bu dönem, hamilelik şansının en yüksek olduğu süre dilimidir. Yumurtlama, çatlatma iğnesinden daha sonra takriben 36 saat sonradan gerçekleşir. Bu zamana yakın bir saatte spermler alınarak laboratuvarda hazırlık ve yıkama işlemi yapılır. Gerisinde, aralarından en seri ve dinç olanlar toplanarak rahim içerisine yumuşak bir kateter yardımı ile verilir. Açıklanamayan kısırlık grubunda aşılama ile gebelik şansı yüzde15 civarındadır. Üç aşılama uygulaması ardından çiftlerin yüzde 35-40 kadarı bebek sahibi olabilir.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ

Tüp bebek tedavisinde; aşılamaya oranla daha artı hap kullanılır ve takipler daha sıktır. Folikül çapları belirli bir büyüklüğe ulaştığı zaman, aşılama tedavisinde olduğu gibi çatlatma iğnesinden 36 sonradan sonra ince bir iğne ile vajinal ultrasonografi kullanılarak yumurtalar alınır. Laboratuvar ortamında mikroskop aşağıda her bir yumurta, çevresindeki hücrelerden temizlenip değerlendirilir ve mikroenjeksiyon yöntemi ile olgun her bir yumurtaya bir sperm enjekte edilir. Döllenme sonrası gelişen embriyolar inkübatörler içerisinde peşine düşüp takip edilerek, seçilen embriyolar anne rahmine transfer edilir. Tüp bebek ile açıklanamayan kısırlık grubunda yüzde 55-60 oranında gebelik elde edilebilmektedir. Anne adayının yaşı genç ise hamilelik şansı artar.

Op. Dr. Seval TAŞDEMİR kadar yazılmıştır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ